Bakışları üzerime toplayacak kadar güzel değilim ya da ismine şiirler yazdıracak kadar. Bir tek kirpiklerim vardır benim uzun, upuzun ve ok gibi. Kıvrık bile değiller. Huysuz da sayılırım hatta. Tersim de pistir mesela, sinirlendiğimde mangalda kül bırakmam, ne var ne yok yıkar geçerim. Sonradan pişman olurum belki ama huy işte..
Sosyallik anlayışım farklıdır biraz, yeniliklere ne kadar açıksam o kadar da gelenekçiyim aslında, eski kafam hep vardır bir yerlerde. Benim keyif aldığım şeyler de farklıdır mesela diğer insanlara oranla. Bisikletle sahil boyunca tur atıp, bir yerde kahvemi yudumlamak huzur verir bana küçüklüğümden beri. Küçüklük demişken; her istediği alınan bir çocuk değildim ama mutluydu çocukluğum. Bir tek 62’den tavşan yapmayı öğrenemedim hiç, bir de kağıtlardan tuzluk!
O yaşlarda bile hep var olan bezginlik hala geçmedi mesela. İçimdeki ölü toprak bitmedi hiç, evde oturayım versinler bana filmlerimi, kitaplarımı.. Sıkılmam hiç, yalnızım diye mızmızlanmam. Elimdekilerle yetinmeyi de bilirim, küçük mutlulukları çekiştire çekiştire büyütmeyi de.
Çok arkadaşım vardır benim, hepsi her yönümü görür biraz biraz, bilir bazı bazı. Öyle severler beni. O çok arkadaşın içinde azcık da dostum vardır varlıklarına hep şükrettiğim, hiç çoğalmasın istediğim. Az şeyler beni daha çok cezbeder, insan elinde tutmayı iyi bilir çünkü yoktur eşi benzeri.
Uzmanlaştığım bir konu yoktur mesela, bir bütüne sahip olmaktansa hepsinden azar azar benim koleksiyonum. Her şey hakkında az çok bilgim vardır ama çoğu sonuca bile götürmez beni.
Bütün bunların yanında en iyi yaptığım şey sevmektir. Hala tanımlayamam belki bu duyguyu ama uygulamada çok iyi başarırım. Ben güzel severim, bazen hayranlık duyduracak kadar bazense kızdıracak kadar. Dengem yoktur, ayarım da bir hayli bozuktur. Görmez gözüm, sorgusuz sualsiz severim, çok severim. Bıkmadan usanmadan öyle güzel severim ki gıpta ederim kendime. Almışsa o kalp birini içine, “tamam” derim “başımla beraber kabulümdür”. Artık benim o! “Benim o” dediğim de yakasından tutup kimseye “benimsin” demem. İçimdedir hepsi. O yüzdendir belki, vazgeçemem, vazgeçmeyi bilmem ki zaten, bir insan neden vazgeçsin en güzel hislerinden, insanı insan yapan o duygulardan. İyisi kötüsü, katar mı bana bir şey ben ona bakarım ve severim usul usul. Bazen boğulduğum olur, doğruya doğru. Ama hiç taşırmam. Dedim ya; benim o duygu, akmasın gitmesin isterim. Bir değişiktir benim sevmelerim!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder