8 Nisan 2013 Pazartesi

Geçmiş-Gelecek Senfonisi


  Daha genç yaşınızda bir adamı seversiniz, aşık oldum diye dünyaları durdurursunuz. Sen onu seversin o seni sevmez, başkasını da sevmez ama seni hiç sevmez. Ya da o gözle bakmaz filan, arkadaştık biz yaa diye kıyametler koparır. Platonik aşkın içinde bulursunuz kendinizi. Yıllar kan-ilik ne varsa kemirir, sömürür, tüketir. Tükenen aşık olursunuz işte. Sonra bağlar kopar, 3-5 ay da aşk acısı, bocalama derken bir bakarsınız bir adama koca 3 yıl geçmiş. Takvim yaprakları elinizde yıl olmuş 2011 ! Dur bi gözümü açayım, napıyorum lan ben, bir silkeleneyimle başlar hayat. Sonra, ‘ay şunu keseyim’, ‘şununla takılayım’, ‘bunla olmaz’, ‘bu öyle’, ‘bu şöyle’ diye de geçer bir kaç ay. Sonra ümitler biter, aşka küfürler başlar. Aşık olan arkadaşlara ‘salak’ denir, hele evlenenlerin hiç şansı yok. Onlar kesin dışlanır, aranmaz, sorulmaz filan.. 
  Derken, ümitsizlik bu ya karşınıza ilk çıkan adamı alıverirsiniz hayatınıza! Olur mu hiç o adamla? Olmaz tabii ama oldurmaya çalışırsın bir iki ay. Gülmeye, keyif almaya filan.. Uğraşlar diz boyu! Geldi mi sana 2012. Kalmış bi kaç ay, elin adamını sevmeye çalışıyorsun, yok ya!
Derkeen, ‘onu’ görürsün. Nevrin döner bi noluyoor dersin, Allahım dersin, Tanrım dersin, Jesus dersin, oo fak dersin, börtü böcek dersin.. Hayat naassııll güzel ama! “Artık aşık olamam ben yeaa” triplerine girerken gördün mü üçün birini? Hah bir de karşılıklı filan.. Tamam hemen başla hayal kurmaya! Onla oraya gideriz, şurda takılırız, hafta sonları şöyle yaparız, o film senin bu tiyatro benim, gelsin çaylar.. Ah bir de kahve içmeyi seviyor! E tamam işte daha ne olsun bundan iyisi Şam’da kayısı. Bütün hayaller gerçekleşebilir, ‘buldun kızım sonunda yehuu!’ diye başka tripler başlar.
  1 hafta, 1ay, hoop yılbaşı geçti filan derken aa ne o fos çıktı seninki? 2. kırıklığı kaldıramaz bünye, kafayı da kırarsın. Karakter değişir, huy değişir, tip değişir, mimik değişir, şartlar değişir. Bişeyleri oldurma alışkanlığı değişmez bir tek! O alışkanlık var ya bikere, o hayaller boşa kurulmadı! İlişki biter ama sunulan arkadaşlık teklifi değerlendirilir. Arada rota değişse de o arkadaşlık sürecek,işte o kadar! Böyle uzaktan uzaktan işlenir o planlar. (Hayaller artık plan oldu tabii, evre atlandı.) Neyse ne diyorduk? planlar.. Böyle hafta sonları gerçekleştirmeye çalışırsın o planları. “Şuraya gidelim mi arkadaşım? Şunu da yapalım mı? Hadi bari buraya gelmişken oraya da uğrayalım.”filan.. +Arkadaşsınız olm siz, kaptırmasana kendini, normal arkadaştan ayırma madem öle.. -E ama aşk var? + Var da sende var! kopar o zaman bağlarını, bak kızım bu işin sonu hayır değil. Böyle dostlarla dolar çevren. Neyse konudan saptık, sen böyle gel-git yaşarken olur mu sana alabora! Kayışlar koptu, kısa devre yaptı. Sen ne karakterdeydin ne oldun, neler nasıl değişti belli değil. Ama olsun, yanında mı? yanında, sıfat önemli değil. Bu düşünceyi hep sevmişimdir, farkında olmadan da benimsedim tabii ama sevdiğimden. Neyse yanında işte eleman, geziyorsun, eğlenmeye çalışıyorsun, muhabbet-sohbet takılıyorsun. Ee sorun ne?
  Sorun şu hayatım; sen, sen olmaktan çıkıyorsun. O gözünde büyüttüğün adam gittikçe küçülüyor aslında zamanla. Aşık filan değilsin artık! Ama sen ısrarla kabul etmiyorsun.. Bikere bitmiş bi ilişki var ortada, arkadaşlık olur mu? Olur aslında ama zor olur, kötü olur. Karakter değişti bi kere artık onu katmıyorum bile. Ama nolur biliyor musun; enerjin çekilir, yaşam sevincin yavaştan gider, meraklı kişiliğin artık yoktur, rutine döner artık hayat, boktan bohem bişey olur. Eyvallah dönsün de bu ‘arkadaş’ için mi? Hayatında daimi olabilecek biri için yapsana o fedakarlığı.. Bir gün eline düğün davetiyesi geldiğinde napacaksın, düğününe mi gideceksin? (nikahına beni çağır sevgilim.. nasıl güzel acıtasyon ama!) Ben söyliyim ne yapacağını; bi durup aynaya bakacaksın önce. ilk soru “ben ne yaptım?” olacak. Geçen zamanları hesaba katmayı bırakmıştım zaten üst satırlarda. Herkes hayatının aşkını bulacak belki, belki mantığına güvenip atacak imzayı. Sen o ‘arkadaşa’ sevgili muamelesi yaparken, insanlar hayatlarını örecek ilmek ilmek. Doktora gideceksin profesyonel tedavi almak için. Koyacaklar teşhisi “BAĞIMLI KİŞİLİK BOZUKLUĞU” diye.. Senin için çok mu geç? Hayır.. Ama zor sil baştan yapmak bir hayatı. O arkadaş kalalım diyen lavuk atarken nikah masasında imzasını, sen de evde çikolata ve göz yaşınla yapacaksın çikolata şelaleni !… 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder