Zamanın ve mekanın etki etmeksizin harcadığı, karşı tarafın tartmadığı, tartamadığı zamanlarda en inciten hislere 'buyur canım,burdan' dedirten duygu. Patlama noktalarımız..
En kötü sinir harblerini doğurur çoğu zaman. O son damladır beklenen, damlar ve taşar. Bir şeyler ve birileri kırılır dökülür, yerle yeksan olur. Sinirler yatışınca topla toplayabiliyorsan..
Son damla.. Ufacıktır genelde, normal zamanda başka insandan duyduğunda gülüp geçtiğin, ama muhattabın söylediğinde en derin içsel ve en yıkıcı dışsal savaşlara sebep veren küçük görünümlü büyük damla!
Sen söylersin kelimeleri savrukça, ben toparlarım ağzından tek tek. Sen düşünmezsin konuşurken benle, bense 3 kere tartar, yarım kurarım cümlelerimi. Sen bam telime basarsın ben sukût ederim kendimce. Sen her şeyi söyleme hakkına sahipsindir bense hepsini duyma hakkına.
En ağırlarını işitirken duymam da, bir 'pişman etme' sözü koyar bana. Sen düşünmezsin savurduklarını, ben toparlarken bir kez daha işitirim. Son ana kadar tutarım da kendimi, tek kelimede çıldırıveririm.
Patlama noktalarımız vardır şu hayatta. Her şey her zamanki gibi giderken, normal bir hamlede dönüverir nevrin.
Duymayı beklediğimiz cümleleri duyduğumuzda şaşırırız ya bazen, işte öyle boktan bir durum. Bekliyordun halbuki duymayı, biliyordun sana kurulacak cümleleri? Olsun ama o zaman kafadaydı şimdiyse gerçekte.
Bilirim her şeyi, görür gözüm, duyarım. Gene de kıramam karşımdakini. Tutarım kendimi. Yokmudur tutamadığım zamanlar? Elbette oldu. Hiç olmayacak insanlara oldu hemde. Hiç haketmeyen, konu ile uzaktan yakından alakası olmayan insanlara oldu patlayışlarım.
Kendimedir patlamalarım. Genelde kendime, hep kendime. Sinirim kendimedir, küfrüm kendime..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder